İMO'dan uyarı: Binlerce kişi hayatını kaybedebilir

Van, 2011 yılında yaşadığı büyük 2 depremle sarsıldı. Bu depremlerle birlikte Van Merkez ve Erciş'te neredeyse yıkılmayan ya da hasar görmeyen hiçbir yapı kalmadı. Van İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) imar, ruhsat ve sağlam yapı inşaat için defalarca hem Hükümet'e hem de yerel yöneticilere uyarılarda bulundu. 

İMO'dan uyarı: Binlerce kişi hayatını kaybedebilir

Van, 2011 yılında yaşadığı büyük 2 depremle sarsıldı. Bu depremlerle birlikte Van Merkez ve Erciş'te neredeyse yıkılmayan ya da hasar görmeyen hiçbir yapı kalmadı. Van İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) imar, ruhsat ve sağlam yapı inşaat için defalarca hem Hükümet'e hem de yerel yöneticilere uyarılarda bulundu. 

14 Haziran 2018 Perşembe 14:24
İMO'dan uyarı: Binlerce kişi hayatını kaybedebilir

Gazete Emek- Van, 2011 yılında yaşadığı büyük 2 depremle sarsıldı. Bu depremlerle birlikte Van Merkez ve Erciş'te neredeyse yıkılmayan ya da hasar görmeyen hiçbir yapı kalmadı. Van İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) imar, ruhsat ve sağlam yapı inşaat için defalarca hem Hükümet'e hem de yerel yöneticilere uyarılarda bulundu. 

Van İMO Başkanı İsmet Bilmez, TBMM'de çıkarılan "İmar affı" ile ilgili bir kez daha Hükümet'e ve yetkililere uyarılarda bulundu. Bu konunun yapı sahiplerinin insafına bırakalamayacak kadar hassas olduğunu belirten Bilmez, "Ağır hasar almış yüzlerce konut güçlendirilmeden yapı sahiplerinin insafına bırakılacak olması, olası bir depremde binleri bulabilecek yeni ölümlere sebebiyet verecek" dedi. 

Türkiye Mimar ve Mühendisler Odasına bağlı İnşaat  Mühendisleri Odası (İMO) Van Şubesi üyeleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi.

Bilmez, İftar yemeğinde TBMM tarafından çıkarılan “İmar Affı” ile ilgili açıklamalarda bulundu. 

Uygulamayla birlikte kaçak olarak yapılmış olan yapılara af getirildiğin de dile getiren Bilmez, “Bu yapılar ister ruhsatlı veya ruhsat ekinde bulunan belgelere aykırı olsun, isterse tümüyle kaçak olarak üretilmiş olsunlar af kapsamına alındılar. Konuyu sevimli göstermek için af konusu topluma “İmar barışı” olarak sunuldu. 12-13 milyon konutun kaçak yapı kapsamında olduğu açıklandı. Bu tür yapılara “Yayı Kayıt Belgesi” verilerek yasal bir duruma kavuşturulacağı hükmü temel alındı. Yapı Kayıt Belgesi alabilmek için yapı yaklaşık bedelinin konutlarda %3 ü, ticari kullanımlarda %5 i oranında bir paranın yatırılması yeterli olacak. Ayrıca Yapı Kayıt Belgesi alan yapıların iskânlı hale getirilmesi için yapı kayıt belgesine yatırılan bedel kadar (Konutlarda %3, ticari yapılarda %5) bir paranın daha ödenmesi gerekecek” diye konuştu.

‘İmar Affı bir yıkımdır’

 
Konuşmasından Van depremine de dikkat çeken Bilmez şu uyarılarda bulundu: “Böylesi bir uygulamaya gidilecek olması; Van gibi yakın zamanda deprem görmüş, yüzlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği, binlerce insanın mağduriyet yaşadığı bir ilde, ağır hasar almış yüzlerce konut güçlendirilmeden yapı sahiplerinin insafına bırakılacak olmasıdır. Olası bir depremde binleri bulabilecek yeni ölümlere sebebiyet vermektir. Türkiye gibi deprem ülkesi olan bir coğrafya için bu bir yıkımdır. Van özelinde de konuşacak olursak; bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Yapıların depreme dayanıklı olup olmadığı; teknik ve bilimsel veriler kullanılmadan; bina deprem performansı yapılmadan sadece ve sadece yapı sahiplerinin beyanının esas alınarak; yapının güvenilir olduğu varsayımından kayıt altına alınıp, resmîleştirilecek olması, olası ölümlerinin sorumluluğunu bu yasayı çıkaranlara yükleyecektir.”

Bilgi ve bilim oy uğruna yok edilmektedir

İmar affı kapsamında getirilen hükümler ve uygulamalar aynı zamanda mühendislik ve mimarlık mesleğini yapı sahibinin “beyanına“ teslim ettiğini de dile getiren Bilmez, Bunun da bilimi, bilgiyi, adaleti ve mühendisliği “oy ve para” uğruna yok sayıldığını dile getirdi. Bilmez, “Ruhsat standartlarının değiştirilerek mühendis ve mimarların mesleki hakları dışlanıyor. Mühendislik ve mimarlık hizmetlerinde sahte imza kullanılmasının önü açılıyor. Ruhsat düzenleme süreçleri, projeyi yapan mühendis ve mimarın bilgisi dışında tamamlanmak istenmektedir. Ruhsatların en temel eki olan proje tadilatı yapılması sürecinde teknik düzeyde karşılaşılacak sorunlar, ilgili idareyi de yeni bir hukuksal durumla karşı karşıya bırakacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın yapı ruhsatı verilmesi aşamasındaki "bürokrasiyi azaltma girişimi" adı altında izlediği yöntem kesinlikle yanlıştır. Bu uygulama ileride telafisi olmayan sonuçlar doğuracaktır. Mühendis ve mimarların mesleki haklarını kısıtlayarak yapılan uygulamalar, "sahte imza" kullanımını artıracaktır. Ayrıca meslek mensuplarının yetkinleşmesini ve etik bir anlayışla hizmet üretmelerini sağlayan meslek kuruluşlarının sorumluluklarını yerine getirmeleri zorlaşacaktır.

 
‘KHK mağdurları üyelerimiz açlığa mahkûm ediliyor’


Son olarak KHK ile ihraç edilen meslektaşların durumuna  dikkat çeken bilmez sözlerine şöyle son verdi: “ Yapı denetimi kuruluşlarında çalışan mühendis ve mimarlardan KHK ile ihraç edilmiş olanların belgeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından iptal edilmektedir. Ayrıca yeni başvurular da reddedilmektedir. Meslektaşlarımızın yapı denetimi sistemindeki sicilleri silinmektedir. Aralarında Odalarımızın şube yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu mühendis ve mimarlar, yaşadıkları adaletsizlik yetmezmiş gibi şimdi de açlığa mahkûm edilmektedir. “Meslektaşlarımızın haksız ve hukuksuz bir şekilde KHK’larla ihraç edilmelerini, ardından yaşamdan dışlanmalarını, işsizliğe mahkûm edilmelerini kabul etmiyoruz”

Son Güncelleme: 14.06.2018 14:31
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner131