Dikkat Çekici Araştırma: Savaşları En Çok Kadınlar mı, Erkekler mi Çıkardı?

Kadınların Vietnam savaşını, Körfez Savaşı'nı ya da Afganistan ve Irak istilalarını erkeklerden daha az destekledikleri muhtemeldir ancak tarih bunun aksini kanıtlayan örneklerle doludur.

Dikkat Çekici Araştırma: Savaşları En Çok Kadınlar mı, Erkekler mi Çıkardı?

Kadınların Vietnam savaşını, Körfez Savaşı'nı ya da Afganistan ve Irak istilalarını erkeklerden daha az destekledikleri muhtemeldir ancak tarih bunun aksini kanıtlayan örneklerle doludur.

06 Haziran 2017 Salı 00:02
Dikkat Çekici Araştırma: Savaşları En Çok Kadınlar mı, Erkekler mi Çıkardı?

Gazete Emek- Economist'ten tarihte kadın ve erkek devlet başkanlarının yaptığı savaşlara ilişkin dikkat çekici bir analiz yapıldı. Gazete Emek'ten Güldane Kılıç'ın Economist'ten çevirerek derlediği analizde tarihteki önemli kadın figürlerinin savaşlardaki rollerine vurgu yapıldı. 

 Kadınların Vietnam savaşını, Körfez Savaşı'nı ya da Afganistan ve Irak istilalarını erkeklerden daha az destekledikleri muhtemeldir.

Kadınlar daha az cinayet işlediler ya da az suça bulaştılar.

Bir psikolog Steven Pinker ve siyaset bilimci Francis Fukuyama gibi bilim insanları için tüm bunlar, kadınların yönettiği bir dünyanın daha huzurlu olacağını düşünmek için birer gerekçedir.

Oeindrila Dube ve McGill Üniversitesi'nden  SP Harish'in yayınladığı bir çalışmaya  göre Avrupa tarihi aksini önermektedir. 


Bu tarihçiler, Avrupalı ​​hükümdarların 1480-1913 yılları arasında ne sıklıkla savaşa girdiğini inceledi. 193 hükümdarlık üzerine yapılan incelemede kraliçeler tarafından devletlerinin girdiği savaşların yüzde 27 daha fazla olduğunu tespit ettiler.

Bu olanlar kraliçelerin hatası değildi. Erkekler onları zayıf  ve kolay yenilebilir gördüklerinden hep bu devletlere saldırma eğiliminde oldular.

Mary Tudor 1553'te İngiltere'nin kraliçesi olduktan sonra  Protestan reformcu John Knox " Monstrous  Kadın Alayı" nın uygunsuz olduğunu  ilan etti ve : "doğa onları zayıf, kırılgan, güçsüz ,ve aptalca gösterecek" dedi.

                 Mary Tudor



Aynı düşüncelerle  Prusya Büyükelçisi Frederick, "Kadınların, bir şey yönetmesine izin verilmemelidir" dedi. 


1740'da Avusturya arşidüşeşi Maria Theresa Macaristan ve Bohemya kraliçesi oldu.Frederic Silezya’yı almak için saldrdı. Yıllarca süren savaşa karşın başarılı olamadı.

Maria Theresa


Evlenmemiş kraliçelere diğer hükümdarlardan daha sık saldırı düzenlendi. Theresa'nın en çok tanımlayabileceği tarihsel figür olan  Karliçe Elizabeth'i, tahtan indirmek için gönderilen İspanyol donanmasını  savunurken düşünün.


Fakat hikayenin tamamı sadece zayıflık değil. Araştırmacılar kraliçelerin toprak kazanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu belirtti.


Kocasını devirdikten sonra Catherine, Great imparatorluğunu 200.000 mil kare (518.000 km²) ile genişletti, bu da Rusya için bile çok geniş bir alandır.


Evli kraliçeler  bekar kraliçelere ya da evli – bekar fark etmeksizin krallara oranla daha agresiftiler.

Araştırmacılar,bunun birkaç nedeni olduğunu iddia ediyorlar. Birincisi, evlenmiş kraliçeler daha çok askeri ittifak kurabilir, onları kavgalar için cesaretlendirmiş olabilirler. 

Kadının savaşlarda öncü olması her zaman bir tabu sayıldı.Kraliçelerin eşleri evlenmeden önce genelde orduda görev yapıyordu.Evlendikten sonra anavatanlarıyla eşlerinin devletleri arasında ki ilişkiyi güçlendirmek için iyi yetiştirilmiş kişilerdi.


İkincisi, kralların çoğunun aksine, kraliçeler sıklıkla eşlerine çok fazla güç verdiler, bazen de onları dış politika veya ekonomiden sorumlu kıldılar. 1479-1504 yılları arasında Isabella I ile Aragon ve Kastilya'yı yöneten II. Ferdinand, Granada'nın Moors'tan sürülmesine yol açtı. 

1740'lı yıllarda Maria Theresa'nın kocası Francis I, Avusturya ekonomisini elden geçirdi ve karısı orta Avrupa'nın büyük bölümünü yönetirken silahlı kuvvetler için para topladı. 


Prince Albert, Kraliçe Victoria'nın en güvenilir danışmanıydı, dış politikasını 1861'de ölümüne kadar şekillendiriyordu. Araştırmacılar,  böylece kraliçelerin daha agresif politikalar izlemesi için zamanlarını olduğunu söylüyorlar.


Demokratik çağlarda da kadın liderler savaş paylaşımını savundu: Indira Gandhi ve Pakistan, Golda Meir ve Yom Kippur savaşı ya da Margaret Thatcher ve Falkland düşünün. Kadın liderliğindeki ülke sayısı 2000 yılından bu yana iki katına çıkmış ancak iyileştirme için yeterli alan var: şu anki düzey 15 toplamın yüzde 10'undan daha azını temsil ediyor. Daha çok kadının güce sahip olduğu bir dünya daha eşitlikçi olabilir. Daha huzurlu olup olmayacağı farklı bir sorudur.

Kaynak: Economist- Çeviri: Güldane Kılıç

Son Güncelleme: 06.06.2017 00:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol