KESK'li Kadınlar'dan 'Pembe otobüs' tepkisi: Bir grup kendini ve haddini bilmez erkek...!

Kadınlar, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında "9 yaşındaki kız çocukları evlenebilir, hamile kalabilir" ve Van'da bir grup erkeğin kadınlar için başlattığı "Pembe otobüs kampanyasına" tepki gösterdi. 

KESK'li Kadınlar'dan 'Pembe otobüs' tepkisi: Bir grup kendini ve haddini bilmez erkek...!

Kadınlar, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında "9 yaşındaki kız çocukları evlenebilir, hamile kalabilir" ve Van'da bir grup erkeğin kadınlar için başlattığı "Pembe otobüs kampanyasına" tepki gösterdi. 

10 Ocak 2018 Çarşamba 14:37
KESK'li Kadınlar'dan 'Pembe otobüs' tepkisi: Bir grup kendini ve haddini bilmez erkek...!

Gazete Emek-Kadınlar, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında "9 yaşındaki kız çocukları evlenebilir, hamile kalabilir" ve Van'da bir grup erkeğin kadınlar için başlattığı "Pembe otobüs kampanyasına" tepki gösterdi. 

Van KESK Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamada, "Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın yerine çocuk parkları yapılsın" denildi. 

KESK Van Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Eylem Uca, AKP tarafından yasaların değiştirilmesi ile birlikte, çocukların psikolojisi üzerinde ciddi bir tahribatın yaratılmaya çalışıldığını söyledi. 

Uca, Van'da Sivil Dayanışma İnsiyatifi'nin kadınlar için başlattığı Pembe otobüs kampanyasına da sert bir şekilde tepki göstererek, "kadın taciz ve istismarcılarına karşı bir grup kendini ve haddini bilmez erkeğin başlattığı pembe otobüs uygulaması talebi tamamen ayrımcı ve kadını ötekileştiren bir adımdır. Ve kabul edilemezdir." diye konuştu.

Uca, açıklamasının devamında şunları söyledi: 


AKP-Saray rejimi iktidarı süresince çocuk istismarı, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz giderek artmıştır ve her yeni güne kadınların erkek şiddetine maruz kaldığı, öldürüldüğü, çocuklarımızın yurtlarda, okullarda tacize, tecavüze uğradığı haberleri düşmektedir.

AKP iktidarı eğitimde 4+4+4 uygulamasına geçilmesiyle birlikte çocuk yaşta evliliklerin önünü açmış, çocukların eğitim hakkının gasp edilmesine yol açmıştır. Eğitimde bu düzenleme ile hız kazanan dönüşüm sonucunda yaklaşık 2 milyon çocuk örgün eğitim dışında kalmıştır. Üstelik çocuk yaşta evliliklerin basit bir “sonuç” olmadığı, bir zihniyetin yansıması ve bilinçli bir şekilde izlenen bir politikanın ürünü olduğu bugün bir kez daha açıkça görülmektedir.

ÇOCUKLAR ENSAR ZİNİYETİNE TESLİM EDİLİYOR

Müftülere nikah kıyma yetkisi veren ve nüfus hizmetlerinde değişiklikler getiren yasa, çocuklarımızı her türlü istismara açık hale getirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerici-dinci cemaat, tarikat ve vakıflarla imzalanan protokoller, çocuklarımızı Ensar zihniyetine teslim etmektedir. 

Müfredatta yapılan değişikliklerle hazırlanan kitaplarda kadın ve erkek arasındaki eşitsizlikler fıtrata bağlanmıştır;  kadınların ikincil konumda olduğu öğretilmeye çalışılmaktadır. Hayatın her alanının dinselleştirildiği, kadınların medeni kanunla korunan haklarının gasp edilmeye, yerine şerri hukukun getirilmeye çalışıldığı düzenlemelerin yanı sıra bu anlayışın uzantısı olan müfredata maruz kalan çocuklarımızın psikolojisinde çok ciddi tahribatlar oluşmaktadır.

'AKP TACİZİ, TECAVÜZÜ MEŞRULAŞTIRIYOR'

 “Kız çocukları 9 yaşında evlenebilir, gebe kalabilir; erkek çocukları 12 yaşında evlenebilir, baba olabilir” açıklaması ile Diyanet İşleri Başkanlığı, AKP’nin kanunları değiştirerek gerçekleştirmek istediği rejim değişikliğini topluma kabul ettirmek üzere işlev görmekte, çocuk istismarını, tacizi, tecavüzü meşrulaştırmaktadır.

Üstelik Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan “haberlerin gerçeği yansıtmadığı” yönündeki açıklama, haberin kaynağı olarak dini kavramlar sözlüğüne referans vermektedir. Resmi bir kaynak olan sözlükte yer alan “buluğ” maddesi haberleri doğrulamakta, aynı açıklamayı tekrar eden içeriğiyle kötü niyetli olanın kim olduğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı ellerini çocuklarımızın üzerinden çekmelidir.

Bilimsellikten tamamen uzak, çocuk gelişimini, pedagojiyi hiçe sayan, AKP iktidarının ihtiyaçları doğrultusunda tanımlar geliştiren Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılmalıdır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşından küçük olan herkes çocuktur. Çocuklar hakları olan bireylerdir; devletin görevi de bu hakları korumak ve geliştirmektir. Cahil bir toplum yaratmak isteğini her fırsatta dile getiren AKP’nin hegemonya aracı olan, çocuk haklarını, çocuklarımızın eğitim haklarını gasp etmek anlamına gelen açıklamalarıyla çocuk istismarını teşvik eden Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılmalıdır.

YARATILMAYA ÇALIŞILAN BU KARANLIĞI REDDEDİYORUZ

Bizler, Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle yaratılmaya çalışılan bu karanlığı, Ensar’dan, Aladağ’dan Dikili’deki yurtlardan tanıyoruz. Kadınları kamusal alandan uzaklaştırmaya, bağımlı kılmaya, sömürüyü derinleştirmeye çalışan, çocuk istismarını teşvik eden yasal düzenlemeleri reddediyoruz!

Çocuklarımızın, çocuk yaşta evlendirilmediği, işçileştirilmediği, çocukluklarının çalınmadığı bir dünyayı kendi ellerimizle kuracağız; çocukların şen kahkahalarla, özgürce oynadığı, eğlenerek öğrendiği bir eğitim için mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Kadın ve çocuk düşmanı politikalarına asla teslim olmayacağız.
Emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkan kadınlar olarak bu karanlığı yırtacağız, laikliği kazanacağız, barış içinde bir arada yaşamı kuracağız.
Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın, yerine çocuk parkı yapılsın!
Yanı sıra kadın taciz ve istismarcılarına karşı bir grup kendini ve haddini bilmez erkeğin başlattığı pembe otobüs uygulaması talebi tamamen ayrımcı ve kadını ötekileştiren bir adımdır. Ve kabul edilemezdir.

PEMBE OTOBÜSLER TACİZCİYE PRİM VERMEKTEDİR

Burada en çarpıcı nokta da kadınlar adına erkeklerin bu tür bir karar içinde olmalarıdır. Tamamen ayrımcı,  kadınların seyahat etme ve araç seçme özgürlüğünü kısıtlayan bir adımdır. Kadınlara uygulanan şiddet, taciz ve tecavüz olaylarının önlenmesi zihniyetlerin değişmesi ve ciddi yaptırımlarla ancak çözülebilir. Ayrı ulaşım araçları çözüm değildir. Bu uygulama pembe otobüslere binmek istemeyen kadınlar için de ciddi sorunlar yaratacak, kadınlar farklı baskılarla karşı karşıya geleceklerdir.Toplum ve Mahalle baskısı benzeri farklı problemlere yol açacaktır. Kadınları ayrıştıran pembe otobüsler tacizciye pirim vermektir. Aynı alana paylaşan erkekler kadınlara saygı duymayı öğrenmek zorundadırlar. Kadınları izole etmek tacizi bitirmeye yetmeyecek farklı sorunlara yol açacaktır.
Toplumun en önemli aktörü kadını ayrıştırmak çağdaş yaşama vurulan en büyük sektedir. Bu cinsiyetçi bir adımdır.Tacizciler bu tür uygulamalarla bertaraf edilemez.


Kadınları ayrıştırmak tacizciyi toplumdan yok etmeyecektir. Bu bağlamda kadınların güvenli, ve bağımsız olarak seyahat edebilmesinin önünde ki engeller aşılmalıdır.
Pembe otobüs kampanyasını başlatan erkeklerin düşünemediği önemli bir konuda bu tacizi yine erkekler gerçekleştirmektedir. Bu uygulama Van gibi medeni bir şehre yakışmamaktadır.

 Kadınların alanı daraltılacaktır. Aslında bu uygulamayı başlatan erkeklerin kendi düşüncelerini sorgulamaları yerinde olacaktır.

Bu kampanya yerine otobüs seferlerinin arttırılması için duyarlılık gösterilmesi daha yerinde bir adımdır. 

Kadınların önlerinde ki engellerin aşılması ve eşit yaşama hakkı sunulması noktasında birlikte mücadele etmemiz gerektiğini hatırlatıyor, kadınların taciz, şiddet ve tecavüze uğramadığı ötekileştirilmediği bir dünyada yaşama inancımızı tüm halkımızla paylaşıyoruz.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol