Kürt Şarkıcı Rojin: Türkçe'ye izin vermediler diye sahneye çıkmadım

Albümünde Ahmet Kaya'nın 'Yalan da Olsa' şarkısını seslendiren Rojin, toplumdaki linç kültürünü eleştirdi: Mutlu toplum için bu linç kültürünü yıkmamız gerekiyor.

Kürt Şarkıcı Rojin: Türkçe'ye izin vermediler diye sahneye çıkmadım

Albümünde Ahmet Kaya'nın 'Yalan da Olsa' şarkısını seslendiren Rojin, toplumdaki linç kültürünü eleştirdi: Mutlu toplum için bu linç kültürünü yıkmamız gerekiyor.

17 Eylül 2018 Pazartesi 15:57
Kürt Şarkıcı Rojin: Türkçe'ye izin vermediler diye sahneye çıkmadım

Gazete Emek- Albümünde Ahmet Kaya'nın 'Yalan da Olsa' şarkısını seslendiren Rojin, toplumdaki linç kültürünü eleştirdi: Mutlu toplum için bu linç kültürünü yıkmamız gerekiyor.

Şarkıcı Rojin, yeni albümünde Kürtçe, Türkçe, Zazaca gibi farklı dillerde parçalar seslendirdiğini söyledi. Albümde Ahmet Kaya’nın bir parçasını da söylediğini açıklayan Rojin ‘linç kültürü’ hakkında konuştu: “Cumhuriyetin ilk yıllarından beri oluşan bir linç kültürü var. Bu ülke, Tan gazetesinin basılmasını da yaşadı, 6-7 Eylül olaylarını da… Ahmet Kaya da mağdurlardan biri… Mutlu toplum için bu linç kültürünü yıkmamız gerekiyor.”


 
Şarkıcı Rojin bir süredir tartışma yaratan röportajlara imza atan Sabah gazetesinden Tuba Kalçık‘ın sorularını yanıtladı. “Bu toprakların sanatçısıyım” diyen Rojin, “İsveç’te ‘Türkçe söyleyemezsin!’ dediler konseri reddettim” şeklinde açıklamalarda bulundu.

‘EN BÜYÜK HAYALİM DEVLET TİYATROSUNDA ÇALIŞMAKTI’

Rojin, “Küçüklüğümden beri en büyük hayalim; Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaktı. Konservatuvar sınavı sırasında şivemden dolayı rahmetli Cüneyt Gökçer beni almak istememiş ama diğer hocalar ‘Anadolu’dan gelen yetenekli gençleri almamız gerekir’ deyince kabul edilmişim. Konservatuvara genelde durumu iyi olan ailelerin çocukları giriyordu. Benim gibi inşaat işçisi bir babanın kızı olarak bu okula girmeyi başarabilmek beni mutlu etti açıkçası. Ailem orada okumamı istemedi çünkü öğretmen olmamı istiyorlardı. Ama ben çocukluğumdan beri şarkı söylemeyi seviyordum.” dedi.

‘İNAT ETTİM ŞİVEMİ DÜZELTTİM’ 

Hayattaki en büyük imtihanının; konservatuvar sınavını kazanmak olduğunu söyleyen Rojin, “Onca zengin, güçlü ailelerin çocuklarının yanında sınavı kazanıp yarı Adanalı, yarı Kürt şivemle birinci yıl barajı aşmaya çalıştım. Diksiyona ‘Tiksiyon’ diyen birini düşünün. Konservatuvar sınavında, “Villiyam Shaaakespare’den On İkinci Gece’yi hazırlamişam’ demiştim. Şiveyi çözmek için bir yıl çalıştım. Hatta hiç unutmuyorum; bir gün sınıf arkadaşlarım içeri girdiğimde diksiyonumla dalga geçip gülüyorlardı bana. İnat ettim ve şivemi düzelttim.

‘FİLTRELİ HAYATLAR YAŞIYORUZ’ 

Yeni albümü hakkında da konuşan şarkıcı, ” ‘Rojin 2018’ henüz çok yeni. Albümde ‘Lı Biramini’ gibi Kürtçe’nin en romantik eseri de var. Ayrıca Zazaca ilk pop eseri olan ‘Ceneka’ ve Türk filmlerindeki aşkları anlatan ‘Şahit Çamlıca’ya da yer verdim. Ahmet Kaya’nın ‘Yalan da Olsa’ şarkısını da söyledim. Günümüzde artık yalan dünyalar çok seviliyor. Filtreli hayatlar yaşıyoruz sosyal medya hesaplarımızda. Herkes mutlu, yiyor, içiyor. ‘Yalan da olsa mutluyuz işte’, tam da sosyal medyadaki bu sanal dünyayı anlatıyor” dedi.

‘AHMET KAYA ÜLKESİNİ ÇOK SEVEN BİRİYDİ’

Albümünde bir Ahmet Kaya şarkısını okuduğunu açıklayan Rojin, “Ahmet Kaya çok saygı duyduğum bir sanatçı. ‘Yalan da Olsa’; ‘Sokak ortasında bir kadın var, bağırıyor’ diye başlıyor. Kadına yönelik şiddet geldi aklıma. Otobüs durağında öldürülen, dayak yiyen kadınları düşündüm. Kendisi de linç edildi. Tek kelime Kürtçe bilmeden Kürtçe için neler yaşadı. Ülkesini çok seven biriydi, çok acı şeyler yaşadı. Kafasına çatallar yedi, küfürler, hakaretler de edildi. Hiçbir fikir ve düşünce bunu hak etmiyor” diye ifade etti.

‘TÜRK-KÜRT KARDEŞTİR’

Rojin açıklamalarına şöyle devam etti, “Ülkemizde cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren oluşan bir linç kültürü var ne yazık ki. Tan Gazetesi’nin basılmasını da yaşadık, 6-7 Eylül olaylarını da. Mutlu bir toplum için bu linç kültürünü yıkmamız gerekiyor. Güç yerine sevgiye kıymet vermeliyiz. Birbirimize zarar vererek hiçbir yere varamayız. Birbirimizi anlamalıyız, dinlemeliyiz. Farklı düşünsek bile saygı göstermeliyiz. François Fenelon’un sevdiğim bir sözü var: Tüm savaşlar iç savaştır çünkü tüm insanlar kardeştir. Farklı dilden, dinden ve ırktan insanların yüzyıllarca kardeşçe bir arada bulunduğu kadim topraklarda yaşıyoruz. Türk de, Kürt de kardeştir. Birlikte kurtuluş mücadelesi verdik, birlikte cumhuriyeti kurduk. Ancak birlikte yaşayarak güçlü oluruz. Aynı ekmeği bölüşüp birbirimizden kız alıp vermişiz.”

‘AMERİKA KÜLTÜRSÜZLÜK POMPALAMAYA ÇALIŞIYOR’

Albümdeki ‘Duyun Beni’ isimli şarkı için, “İnsanların birbirini duymadığı ve duymak istemediği bir çağda yaşadığımız için barışa ve kardeşliğe çağrı yapmak istedim. Savaşı zenginler çıkarıyor, yoksullar ölüyor. Bu aralar en çok Sunay Akın’ın ‘Beyaz Adam’ şiiri geliyor aklıma: ‘Beyaz adam Kızılderililer’in sunduğu yiyeceklerle beslenip topraklarına uzandığında büyüdü / Beyaz adam, özgürlük adına dev bir kadın heykeli dikti Doğu denizinin kıyısına / Ve her gece altında dans ettiğimiz yıldızları bayrak diye tutsak etti bir bez parçasına / Beyaz adam özgürlük gibi adaleti de bir kadın heykeli ile simgeledi.’ Çok güzel anlatıyor bu şiir Amerika’nın ne kadar vahşi, acımasız olduğunu. Önce ilaç satıyor, sonra silah, sonra savaş çıkarıyor. Sonra da çıkardığı savaşların filminden kendine prestij devşirip, kendi uygulamalarını haklı gösterip o filmlerinden bir de para kazanıyor. Sömürerek, insanların kanından besleniyor. Dünyanın her yerine tahakküm kurmaya çalışıyor. Kimse bu tuzağa düşmemeli. Amerika, kültürsüzlüğü dünyanın her yerine pompalamaya çalışıyor. Biz kendi kadim kültürümüzü korumalıyız. Batı aslında bütün kültürünü bu topraklardan almış. 600 yıl dünyaya hakim olan Osmanlı gibi bir imparatorluk vardı bu topraklarda. Bizim zengin kültürümüzün yanında Amerika’nın kültürsüzlüğüne teslim olmamalıyız” dedi.

‘BU TOPRAKLARIN SANATÇISIYIM’

Bugüne kadar birçok ülkede konser verdiğini ancak Türkiye’den başka bir yerde yaşayamayacağını belirten Rojin, “Bu coğrafyanın kadim dillerini, kültürünü sanatımla dünyaya anlatıyorum.  Oralara gittiğimde de Türkiye’nin ne kadar renkli bir ülke olduğunu şarkılarımla anlatıyorum. Yaşadığım coğrafyanın dillerine de, kültürüne de her zaman her yerde sahip çıktım, çıkacağım da. Mesela, İsveç’te büyük bir organizasyonda konser verecektim. Bana ‘Türkçe okuyamazsın’ dedikleri için sahneye çıkmadım, reddettim çünkü bu toprakların sanatçısıyım ben. Yaşadığım toprakların dilleri çok kıymetli. Kendimizi, kültürümüzü, insanımızı sevmeliyiz. Çok güzel bir coğrafyada yaşıyoruz” diye konuştu.

Son Güncelleme: 17.09.2018 16:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol