İnce, Diyarbakır'da: Sizi kandırmaya gelmedim

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Diyarbakır'da konuştu. İnce, konuşmasına Ahmed Arif'in şiiriyle başladı.

İnce, Diyarbakır'da: Sizi kandırmaya gelmedim

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Diyarbakır'da konuştu. İnce, konuşmasına Ahmed Arif'in şiiriyle başladı.

11 Haziran 2018 Pazartesi 17:42
İnce, Diyarbakır'da: Sizi kandırmaya gelmedim

Gazete EmekCHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Diyarbakır'da konuştu. İnce, konuşmasına Ahmed Arif'in şiiriyle başladı.

İnce'nin konuşmasından satır başları:

Sizler Cahit Sıtkı Tarancı'nın kardeşleri, Ziya Gökalp'in torunları, Ahmet Arif'in kardeşleri...

15 yaşında Yalova'da liseye giderken Diyarbakırlı Ahmet Arif'in Hasretinden Prangalar eskittim kitabını özberlemiştim. 15 yaşında ezberlediğim şiiri, 40 yıl sonra Diyarbarlılara okudum.

Ben buraya sizi kandırmaya, aldatmaya gelmedim, Ramazan şerbeti içmeye geldim. Türkiye'nin çok ciddi sorunları var. 55 milyar dolarlık cari açık var. Gençlerin yüzde 20'si işsiz. Türkiye kuşatılmış durumda. Şu anda Türkiye'yi yönetenler Ankara'dan yönetmiyor Brüksel'den yönetiyor, Washington'dan yönetiyor.

Başından beri söyledim 3B: bir barışacağız, iki büyüyeceğiz, üç bölüşeceğiz.

Bedava kekle zaman dolmaz. Kıraathaneye gittik gündüz kek beleş, akşam evine gittin yemek ne olacak?

"Sizi kandırmaya gelmedim"

Ben bugün buraya sizi kandırmaya, sizi aldatmaya ya da baldıran şerbeti içmeye gelmedim. Ben bugün buraya ramazan şerbeti, meyan şerbeti içmeye geldim. Türkiye’nin çok ciddi sorunları var. Cari açık 55 milyar dolar, mutfaktaki enflasyon yüzde 30, 250 milyar dolarlık ithalat var, gençlerin yüzde 20’si işsiz ve Türkiye kuşatılmış durumda. Şu anda Türkiye’yi yönetenler Türkiye’yi Ankara’dan yönetmiyor; Brüksel’den, Washington’dan yönetiyor.

Sevgili Diyarbakırlılar bakınız bir problemimiz var. Başından beri öneriyorum 3B. Bir, barışacağız… Hemen barışacağız ama hemen… İki, ekonomik olarak büyüyeceğiz…  Yani üretim ekonomisine geçeceğiz. Fabrikalar açacağız. Kıraathanelerde bedava kekle zaman dolmaz. Kıraathaneye gittin çay beleş, kek beleş… Peki gündüz kekle geçiştirdin akşam eve gittin. Yemek ne olacak? Onun için tarıma dayalı sanayi geliştireceğiz. Ekilmeyen tarım alanlarını ekeceğiz. Meralarımızı atıl olmaktan kurtaracağız. İş gücü gençler, gençler… Benim derdim gençler… Sanayimizin yüzde 25’i atıl onu işlevsel hale getireceğiz. Refahımız artacak. Sonra bölüşeceğiz… Adil bölüşeceğiz.

Bakınız bu kardeşiniz ilkeli bir siyasetçidir. Zaman zaman kendi partisiyle de ters düşmüştür. 4 Mayıs’ta cumhurbaşkanı adayı oldum.Parti rozetini çıkardım. Artık Türk bayrağı taktım. Sonra, Sayın Akşener'e gittim. Sayın Karamollaoğlu'na gittim. Demirtaş'a gittim, başarılar diledim. Sonra Sayın Erdoğan'a gittim. (Meydandan yuh sesleri, İnce, yuhalama istemedi)

Dört adayı da ziyaret ettikten sonra Hakkari'ye gittim. Ve dedim ki: Sevgili Hakkarıliler, Akşener'in, Karamollaoğlu'nun, Demirtaş'ın ve Erdoğan'ın selamları var dedim. 

(Meydandan yuhh sesleri gelince İnce 'Ben bunu istemiyorum' diyerek, "Sürekli yuhh yaparsanız derdimi anlatamam. Televizyonu izyleyenler beni yuhaladığınızı zanneder. Yapmayın böyle")

Saklım gizlim yok. Birini ziyaret ederken Erdoğan'dan izin alacak halim de yok. Seni bile ziyaret ettim. Daha ne istiyorsun?

Adını koyalım Kürt sorunu

Adını koyalım Kürt sorunu

Kürtler diyor ki: Kürtler onore edilmek istiyor. Kürtleri onore edeceğiz, Türklerin kaygılarını gidereceğiz.

Gizli kapaklı görüşme yok çözüm yeri TBMM

TRT'nin kanallarından birini bu işe ayıracağım. Zaten bir işe yaradığı yok. 24 saat yayın yapacak. Tartışacak insanlar. Dil meselesini tartışacak.

Kendi aranızda da anlaşamıyorsunuz. Ama anlaştığınız yerlere beni de yazın. Ben oy değil sorunu çözmek istiyorum.

"Kindar nesil istemem"

Kinder nesil istemmem. Sizin çocuklarınıza matematik, kuantum, endüstri 4.0  öğretmek istiyorum. 

Gelelim dil meselesine. 2 bin dil 200 devlette kullanılıyor. Bunu korumak lazım. 

81 milyona resmi dilimiz Türkçe'yi öğreteceğiz. Anasıyla babasıyla konuştuğu bir dil var. Bu Kürtçe ise Kürtçe, Arapça ise Arapça, Çerkezce ise Çerkezçe. Evinde konuştuğu dili öğreteceğiz. 

Yetmez. Dünye dili öğreteceğiz... İngilizce, Fransızca, Japonca, İtalyanca... Bunları öğreteceğiz. 

Erdoğan, otomobilin kaportasına talip, ben beynine talibim. Dün şöyle konuşuyor: 'Bana bak Muharrem diyor' Bu usluba yanıt vermek istemiyorum ama... Eee sana baktım. Ya sana dedim, her kişin eti yenmez, ben senin yanındakilere benzemem dedim.

Bakıştık bunları bırakalım. Diyarbakır 'dan da sesleniyorum sayın Erdoğan'a: Bugün Bursa'da 15.30'da konuşacaktın. Toplayamadın milleti 18.00'a aldın. Şimdi çevreden insan topluyorlar. Ben o meydanda iftardan önce zımbazıp miting yaptım. 

Erdoğan 3 proje söyledi: Bir kıraathane, iki stadyum, üç park. Be mübarek sen belediye başkanı mısın cumhurbaşkanı mısın? Gelin kıraathaneye 'iskambil yok' diyor. İskambil yoksa gelmiyor millet. Ustayım diyor du meğerse kek ustasıymış. Kek yemek isteyen Erdoğan'a oy versin, iş isteyen aş isteyen bana oy versin.

Erdoğan, kilosu 4 bin 500 liraya beyaz çay içiyor. Ben siyah cay içiyorum. Ben sizin gibi bakkaldan aldığımız yumurtaları yiyorum. Erdoğan, 7 yıldızlı sarayında iftar yapıyor. Erdoğan, beyaz Türk, ben bu ülkenin zencisiyim. 

Ankara'da sarayı var yetmedi. İstanbul'da 5 sarayı var. Yetmedi. Marmaris'te yazlık yaptırıyor. Allah'ın izni, milletin isteğiyle Cumhurbaşkanı olduğumda o yazlık sarayı engelli çocuklara vereceğim.

İnek yabancı, saman yabancı ayran nasıl milli oluyor. Sonunda Çin'den çöp aldılar. Aklı sıra 'Bay Muharrem' gidiyor. Bay Muharrem deme, Millet sana 'Bay Bay Erdoğan' der

Diyarbakırlı kardeşlerim diyor ya: ' Diyarbakır ' ses yok. Neresiydi orası? Bingöl. Allah şaşırtmasın. Şu cami fotoğraflarını görebilir miyiz arkadaşlar?

Sevgili Diyarbakırlalar Samsun'da bisiklete bindim. Traktöre de binerim. Almışlar bu fotoğrafı camiye yerleştirmişler. Vicdansız. Daha fenası var. Camide zeybek oynuyor. Sizce 81 milyonun içinde camide zeybek oynayacak insan var mıdır? O kadar zavallı ki bunlar. Ben o zeybeği bir oğlumun düğününde bir de Aydin'da oynadım. Cumhurbaşkanı olduğumda Diyarbakır 'da oynarım. 

Bu iş oldu mu diye sorarsanız bence oldu. Sizce oldu mu?

Meydandan 'Tamam' sesleri yükseldi.

Bugün buradan neşeli ayrılacağım. Sokakta gördüğüm çok güzel şeyler oluyor Diyarbakır 'da. Sağolun, varolun, elleriniz dert görmesin.

“Bütün Diyarbakırlıları, mitinge çağırıyoruz”

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, dün bir basın toplantısı düzenledi. Tanrıkulu, “Bütün Diyarbakırlıları, mitinge çağırıyoruz” dedi. Sayın ise, İnce’nin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret etmesi ile Diyarbakır halkının sempatisini kazandığını söyleyerek, “Muharrem Bey’in gelecek olması insanlarımızda heyecan yarattı” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet

Son Güncelleme: 11.06.2018 18:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol