15 Baro'dan ortak 'işkence' tepkisi

Urfa’daki işkence iddiaları ve avukatlara yönelik hukuksuzluklara ilişkin 15 Barodan ortak açıklama.

15 Baro'dan ortak 'işkence' tepkisi

Urfa’daki işkence iddiaları ve avukatlara yönelik hukuksuzluklara ilişkin 15 Barodan ortak açıklama.

23 Mayıs 2019 Perşembe 16:02
15 Baro'dan ortak 'işkence' tepkisi

Gazete Emek- Urfa’daki işkence iddiaları ve avukatlara yönelik hukuksuzluklara ilişkin 15 Barodan ortak açıklama.

 Ağrı, Bingöl, Diyarbakır, Muş, Şırnak, Batman, Siirt, Van, Dersim, Adıyaman, Mardin, Hakkari, Iğdır, Bitlis ve Urfa Baroları, Urfa’nın Halfeti ve Bozova ilçelerinde gözaltına alınan kişilere yönelik işkence, kötü muamele iddiaları ve avukatlara yönelik hukuksuzluklara karşı ortak açıklama yaptı.

Açıklamada, “Şüphelilerin gözaltına alınması sırasında ve gözaltında kaldıkları süre boyunca kötü muamele ve işkenceye uğradıkları iddia edilmiştir” denildi.

Sosyal medyaya yansıyan görüntülerden şüphelilerin ellerinin arkadan bağlı olarak yüz üstü yere yatırıldığı ve sırtlarında ayakkabı izlerinin olduğu görülen resimlerin mevcut olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“BASINA VE KAMUOYUNA

Biz aşağıda imzası bulunan Barolar;

Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde 18.05.2019 tarihinde meydana gelen olay sonrasında Halfeti ve Bozova İlçelerine bağlı köylerde çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır. Şüphelilerin gözaltına alınması sırasında ve gözaltında kaldıkları süre boyunca kötü muamele ve işkenceye uğradıkları iddia edilmiştir. 

Gözaltına alınan şüphelilerin Bozova Yaylak Jandarma Karakolunun bahçesinde çekildiği iddia edilen ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerden şüphelilerin elleri arkadan bağlı olarak yüz üstü yere yatırıldığı, sırtlarında ayakkabı izlerinin olduğu görülen resimlerin mevcut olduğu ve gözaltı merkezlerinde kanuna aykırı olarak avukatların müvekkilleri ile mevzuata uygun şekilde görüştürülmediklerine yönelik iddialar nedeniyle aşağıdaki açıklamayı paylaşma zorunluluğu duyduk.

Biz insan haklarını ve hukuku savunmayla mükellef olan Barolar olarak açıkça belirtiyoruz ki;

Öncelikle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığın Mahiyeti" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasına göre; ‘Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder.’ Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurum ve kurumlar nezdinde sağlanmaktadır.

Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemeyeceği gibi, vekaletname aranmaksızın şüpheli veya sanık müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir, yazışmaları da denetime tabi tutamaz. Bu hak ve dolayısıyla savunma hakkı kısıtlanamaz. Buna aykırı davrananlar ve bununla ilgili kolluğa emir verenler açıkça suç işlemektedirler.

İnsan varlığına ve onuruna karşı yapılan en aşağılık saldırı olan işkence ve kötü muamele, sorgulama ve cezalandırma yöntemi olarak ne yazık ki kolluk birimlerinde bir çok soruşturmanın parçası haline getirilmiştir. Yetkili birimlerin yalanlamaları, üstünkörü geçiştirip bu konuyu soruşturma gereği dahi duymamalarına karşın, işkencenin varlığı tartışma götürmeyen bir olgu haline gelmiştir. Gerek somut olayda gerekse de daha önce yaşanmış vakıalarda kolluk birimlerinde işkence yapıldığının tespit edilmesine rağmen yapılan suç duyuruları sonuçsuz kalmış ve işkenceyi yapanlarla ilgili herhangi bir hukuki girişim ve yaptırım gerçekleşmemiştir.

Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin İşkence Yasağı Başlıklı 3.Maddesinde belirtildiği gibi  ‘Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.’ 

Bu nedenle, açıkça belirtiyoruz ki;

Yaptığımız bu açıklamada amacımız; insan haklarını ve hukuku hiçe sayan acukat meslektaşlarımıza karşı mevzuata aykırı tutum sergileyip hukuksuzluğu dayatan zihniyete karşı insan haklarına ve hukuka sahip çıkmak ve savunmaktır. Bu temelde soruşturma sürecinin insan haklarına ve hukuka uygun bir şekilde sonuçlanmasını diliyor, kamuoyu ile saygıyla paylaşıyoruz.”

Açıklamaya Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Diyarbakır Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu, Mardin Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Urfa Barosu, Şırnak Barosu, Dersim Barosu ve Van Barosu destek verdi.


Kaynak: Rudaw

Son Güncelleme: 23.05.2019 16:08
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol