Fehim Taştekin, Süleymani'nin ölümünü ve değişecek dengeleri yazdı: Açık bir savaş ilanı

Gazete Duvar yazarı Ortadoğu uzmanı Gazeteci Fehim Taştekin, Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin ardından Ortadoğu'da değişecek dengeleri yazdı. 

03 Ocak 2020 Cuma 14:27
Fehim Taştekin, Süleymani'nin ölümünü ve değişecek dengeleri yazdı: Açık bir savaş ilanı

Gazete Emek- Gazete Duvar yazarı Ortadoğu uzmanı Gazeteci Fehim Taştekin, Kasım Süleymani'nin öldürülmesinin ardından Ortadoğu'da değişecek dengeleri yazdı. 

Taştekin'in ABD-İran- İsrail üçgeninde yaşanacak olası senaryolara ilişkin yazısı şu şekilde:

İran Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ABD ile İran arasında 1979’dan beri süren örtülü ve ilan edilmemiş savaşın en gözü kara hamlesini oluşturuyor. Süleymani’ye suikast herhangi bir ülkenin genelkurmay başkanının öldürülmesinden çok daha fazlasına işaret ediyor. Süleymani sadece İran değil Ortadoğu’da İsrail-Amerikan eksenine karşı direnç gösteren kesim ya da gruplar açısından simgeseldi. Öteden beri Filistin-Lübnan cephelerinde Hizbullah, İslami Cihad ve Hamas’ı destekleyen hatları yönetmek, Suriye’de hükümet güçlerinin yanında milis seferberliğini yürütmek, Irak’ta IŞİD’le savaşta milisleri mobilize etmek gibi kritik operasyonlar Süleymani’nin düşmanlarını çoğalttı.

Son dönemlerde Irak iç siyasetini yönlendirme kavgasında da Amerikalılarla bilek güreşindeydi. Süleymani önemli güvenlik önlemleriyle hareket etse de bir istihbarat elemanı gibi kendini gizleyen ya da yeraltında yaşayan biri değildi. Seyahat eden, toplantılar yapan, müzakereler yürüten ve halkın arasına karışan biriydi. ABD’nin bu konumdaki birini öldürmesi açık bir savaş ilanı olarak görülecektir. Ekonomik savaş gibi gelen yaptırımlara karşı Amerikan insansız uçağının vurulması, İranlılar ‘ilgimiz yok’ dese de bazı petrol tankerleri ve Suudi petrol devi Aramco’nun hedef alınması, Irak’ta Haşd el Şaabi güçlerinin Amerikan üslerine roket atması gibi eylemler Tahran’ın risk çıtasını yükseltmesi olarak görülüyordu. Öngörüler İran’ın Süleymani suikastını yanıtsız bırakmayacağı ama misilleme konusunda acele etmeyeceği yönünde. Yine de her türlü olağanüstü gelişmeye açık bir durum oluştu. ABD başta Irak ve Suriye olmak üzere Ortadoğu’nun her yerinde bulunuyor. Suikast bölgedeki Amerikan askeri, diplomatik ve ticari varlığını olası misillemeler için açık hedef haline getirdi. Böylesi bir tırmanışta hep söylediğimiz bir şey var: Irak, Suriye, Lübnan, Filistin ve Yemen başta olmak üzere İran’ın yönlendirebileceği ya da İran’la ortak hareket eden örgütler var. Vekiller üzerinden umulmadık yerlerden yanıt verilmesi ihtimal dahilinde.

ABD açısından bakıldığında ise oyun İsrail adına Beyaz Saray’ı kuşatanlar etki ajanlarının hesaplarına göre gelişiyor. İsrail’in öteden beri kışkırttığı şey İran’la ABD’nin doğrudan kapışmasıydı. 1980’lerde İran sivil uçağının düşürülmesinden bu yana ilk kez taraflar İsrail’in istediği kapışma noktasına sürüklenmiş oldu. Irak’ta Haşd el Şaabi liderlerinden Mehdi Mühendis’in de aynı suikastta öldürülmesi Irak iç siyasetindeki gelişmeleri de yönlendirecektir. Iraklı siyasi gruplar Amerikan güçlerinin Irak’tan çekilmesi yönündeki tasarıyı meclisten geçirmek için bastıracaklardır. Ayrıca Haşd el Şaabi’nin önce 5 üssünün vurulması, ardından gelen bu suikastten sonra Irak artık Amerikalılar için güvenli üslenme yeri olmaktan çıktı. ABD’nin durumu kontrol etmek ya da caydırıcılığını artırmak için daha fazla askeri kapasite kullanmaya yönelmesi çok işe yaramayabilir. Bu hamle kendisini daha fazla saldırıya açık hale getirmesi anlamına gelebilir.

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol