Bahçeli'den 'FETÖ' çıkışı: Yetki verin çözelim

Bahçeli, “Bunların sivil hayatı Çankaya’da mıdır, neredeyse bulun getirin kardeşim. Kim bunlar, CHP’de, MHP’de, hangi partide varsa çıkartın. Eğer bulamıyorsa yetki versinler, biz buluruz bunları” dedi.

17 Ocak 2020 Cuma 13:27
Bahçeli'den 'FETÖ' çıkışı: Yetki verin çözelim

Gazete Emek- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün akşam kendisini takip eden MHP muhabirleriyle yemekte bir araya geldi. Bahçeli’nin gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şöyle: 

‘SAVCILIK MI YAPACAĞIZ, HAKİMLİK Mİ?’
- FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılmasına vurgu yaptınız. CHP’den bir araştırma komisyonu kurulması önerisi geldi. Bunun yöntemi ne olmalı, nasıl ortaya çıkarılmalı?

- Araştırma komisyonunda ısrar etmek ve herkesi oraya da davet etmek, eğer çok kuşku verici davranışlarının üzerini örtmek gibi bir çabaları yoksa, bir anlamı olmaz. Kalkıp 5 partiyi bir araya getirdik Meclis’te, ne yapacağız hepimiz? Savcılık mı yapacağız, hakimlik mi? Kolluk kuvvetlerinin mensupları mı olacağız? Birtakım olayları yakından izleyecek tarzda, geçmişte olduğu gibi dinleme falan, bu tür işler mi yapacağız? Böyle şey olmaz. Bir de bunu çok saptırıyorlar. İşte zaten bizi düşündüren, CHP’ye olan güvenimizi sarsan nokta burasıdır. Bu konuyu televizyonlara çıkan değerli bilim insanları ve gazeteciler, CHP lehine saptırarak değerlendirmeye çalışıyorlar.

‘Yönetim kadrosu kim?’

Şimdi hep birlikte düşünelim: 15 Temmuz gecesi bir grup TRT’yi ele geçirmiş, orada görevli bir spiker hanımefendiyi zorla kameranın karşısına oturtmuş, Yurtta Sulh Konseyi’nin bildirisini okutuyorlar. Böyle bir düşünceye sahipseniz, demek ki 15 Temmuz’un arkasında bir Yurtta Sulh Konseyi var. Konsey kavramını ele aldığınızda, bu bir tek kişi anlamına gelmez. Konsey kavramının içine neyi dahil etmek istiyorsanız onlar oradadır. Bunların içerisinde darbeyi yapan askerler olduğu gibi darbecilerle hareket eden siviller, bürokratlar olabilir. Darbe başarılı hale gelirse de ülkeyi yönetecek bir yönetim kadrosunun bulunması lazım. Şimdi böyle bir durumu biz araştırıyoruz. 

‘BİZE YETKİ VERSİNLER, BULALIM’
- Atatürk’ün sözüne atıfta bulundunuz. Yurtta Sulh Cihanda Sulh… Buradan “FETÖ’nün siyasi ayağının daha çok CHP içinde olduğunu” mu ima ettiniz?

- Türkiye’de birçok çevreyi içine alabilecek ortak isim Mustafa Kemal Atatürk’tür. Yurtta Sulh Konseyi dediğiniz vakit hepimizin aklına ne gelir, Yurtta sulh Cihanda Sulh. Söyleyen kim Mustafa Kemal Atatürk. Üstünü örtüyorlar. Yağmurluk gibi onu geçirmişler. 12 Mart’a, 27 Mayıs’a 12 Eylül’e bakıyorsun, öyle bir slogan yok. Bizim anlatmak istediğimiz konular anlaşılabilir ve araştırılması gereken konulardır. Ben diyorum ki siyasi ayak kim ise çıkarılsın. Herkes diyor ki partilerde kim var. Herkes kimi biliyorsa söylesin... Ben kimsenin adını vermiyorum. Bizdekileri biliyordum, hadi güle güle dedim. Yurtta Sulh Konseyi diye bir konsey var mı? Yok diyorsanız TRT spikerinin okuduğu metin kimin metni? Böyle bir konseyin askeri kanadı belli, Silivri ve Sincan’da. Peki siyasi kanadı nerede? Bunları bulun diyoruz. Bulamıyorlarsa bize yetki versinler biz buluruz bunları. 

- 3 yıl boyunca bulunamama nedenleri sizce ne olabilir?

- Siyasi ayağın zekâsındandır. Askeri sürüyorlar arkalarında kalıyorlar. Aynen Kızılderililer gibi. Sütre gerisindeler. Komutanlar başarılı olursa gidip, “Bravo komutanım, sen bir tanesin” diye alkışlıyorlar. Şimdi Kenan Evren’i öven mi var, seven mi var? Peki onunla çalışanlar kimlerdi, sivil kadro kimlerdi? Siyasi kadro darbelerin  sivil kanadını oluşturan insanların zekâsıdır.

‘HÜKÜMET TAM YETKİ VERECEK’
- Sivil ayağı çözümlemede siyasetin objektif olabileceğini söylebilir miyiz? 

- Bu milletvekili işi değil. Yargıya başvuracaksınız, savcılar harekete geçecek. Soruştura soruştura İstanbul’daki bir tane caniyi nasıl buluyorlarsa, bunları da öyle bulacaklar. Kalkıp siyasilere işi atıp “Sende şu kadar var, bende bu kadar var” diyerek, yargıyı da sulandırmanın gereği yok. Bugünkü hükümetin yapacağı tek şey bundan böyle, “Terörle mücadelenin her iki boyutunda tam yetkilisiniz ve sonuna kadar da gidiniz. Gittiğiniz yerde millet iradesi olarak ben varım” diyecek. Yani hükümet olarak milli iradeyi temsilen o yargıçların arkasında duracak: Size tam yetki veriyorum, elden gelen tüm çabayı gösteriniz. Siyasi irade olarak da arkanızda duruyoruz demeli. Hükümetse hükümet, partiyse parti, Meclis ise Meclis.. Yoksa üç seneden beri, 500 küsur gün oldu sadece Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hayata geçişimiz... Ama televizyonlar bir haftadan beri siyasi ayaktan bahsediyor. 

- Geçmişten örnek verdiniz. Darbe başarılı olunca ortaya çıkıyor tabii ki siyasi ayak. İktidar partisine suçlamalar var. Bu süre içinde iktidarda olmasından dolayı kasıtlı olarak bu ayağın üzerine gidilmediği gibi bir algı da var...

- Bunlar, CHP’nin toplu bir algı yaratmak için ortaya koyduğu kavramlar. Niye Cumhuriyet Başsavcılığı’na o 120, 180 ismi vermiyor? ByLock FETÖ’nün işareti. Komutanların omuzlarında yıldız öbürlerinin ellerinde ByLock var. Niye vermiyor, versin. Yerine getirmeyen savcı varsa, yerine getirmeyen hakim varsa, iktidar varsa millet o zaman hesap sorsun onlardan. Bir darbe yapacaksınız, askerlerle bunu planlayacaksınız ve devleti yöneteceksiniz… Türkiye’deki tarım rekoltesinin ne olduğunu hangi komutan bilecek? Kaç küçük baş, kaç büyükbaş hayvan olduğunu nereden bilecek? Bunları bilen adamı yanına alacaksın. Ülkeyi yönetirken zeka buradadır.

Kaynak: Cumhuriyet
 

Son Güncelleme: 17.01.2020 14:48
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol